5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na 'İç Güvenlik Paketi' ile eklenmesi önerilen ve 'şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylara yönelik... karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır' hükmünü, 'suçta ve cezada kanunilik' (Anayasa m. 38, TCK m. 2) ilkesi açısından değerlendiriniz. Bu düzenlemenin, suçun tanımını idareye bırakan bir 'açık suç' veya 'çerçeve suç' niteliği taşıyıp taşımadığını ve bunun bireyin hukuk güvenliği hakkı üzerindeki etkilerini tartışınız.
Önerilen bu hüküm, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından oldukça sorunludur. Kanunilik ilkesi, hangi eylemin suç olduğunu ve bu suça ne ceza verileceğinin kanunda açıkça, belirli ve öngörülebilir bir şekilde tanımlanmasını gerektirir. Önerilen düzenleme ise, ceza miktarını belirlemekle birlikte, suç teşkil eden fiilin tanımını (hangi karar ve tedbirlere aykırı davranılacağı) tamamen idareye (vali, İçişleri Bakanı) bırakmaktadır. Bu tür düzenlemeler, doktrinde 'açık suç' veya 'çerçeve suç' olarak adlandırılır ve kanunilik ilkesinin 'belirlilik' alt ilkesine aykırıdır. Vatandaş, hangi eyleminin suç teşkil edeceğini önceden kanundan değil, idarenin o anki takdirine ve kararlarına göre öğrenmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, idareye belirsiz ve sınırsız bir takdir yetkisi tanıyarak keyfi uygulamalara zemin hazırlar ve bireyin hukuk güvenliği hakkını temelden sarsar. Bu tür düzenlemeler, olağanüstü hal rejimlerinde dahi tartışmalıyken, olağan dönemde hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz (sen.av.tr/tr/makale/ic-guvenlik-paketi-1-savcinin-yetkisine-mudahale).