Azmettirme (TCK m. 38) kurumunun, manevi unsur (kast/taksir) açısından uygulanma koşullarını açıklayınız. Failin, azmettirme sonucu işlemeye karar verdiği suçtan farklı olarak, olası kast veya taksirle başka bir neticeye sebep olması durumunda azmettirenin sorumluluğunun ne olacağını tartışınız. Sanığın, belirli bir kişiye karşı suç işlemesi için azmettirildiği, ancak bu eylem sırasında olası kastla başka kişileri yaraladığı bir olayda, azmettirenin bu yaralamalardan sorumlu tutulup tutulamayacağını Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2016/1287 K. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.
Azmettirme (TCK m. 38), belirli bir suçu işleme kararı bulunmayan bir kişiyi bu suçu işlemeye yönlendirmektir. Azmettirenin sorumlu tutulabilmesi için hem azmettirende hem de failde (azmettirilen) en azından suçun temel şekline yönelik 'doğrudan kast'ın bulunması gerekir. Azmettirme, sadece kasten işlenen suçlarda mümkündür. Failin taksirle, bilinçli taksirle veya olası kastla bir suç işlemesi halinde, bu neticeden dolayı azmettirenin sorumlu tutulması mümkün değildir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da işaret edildiği gibi, eğer azmettiren, faili (A) şahsına karşı suç işlemeye azmettirmiş, ancak fail bu eylemi gerçekleştirirken 'olası kastla' olay yerindeki (B) ve (C) şahıslarını da yaralamışsa, azmettiren sadece (A)'ya yönelik suçtan (şartları varsa) sorumlu tutulabilir. Failin öngörerek ama istemeyerek, kayıtsız kalarak sebep olduğu diğer yaralama neticeleri (olası kast), azmettirenin kastını aşan bir durumdur. Azmettirenin iradesi bu neticelere yönelmediği için, olası kastla işlenen bu suçlardan dolayı azmettirenin sorumluluğu doğmaz (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html).