6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra, ihtiyati tedbir kararına uymama fiilinin hukuki niteliği ve bu fiile ilişkin yargılamayı yapacak görevli mahkemenin nasıl belirlendiğini HMK m. 398 çerçevesinde açıklayınız. HMK m. 398'de öngörülen 'disiplin hapsi' yaptırımının, bir ceza hukuku yaptırımı olup olmadığını ve bu nedenle yargılamanın ceza mahkemesinde yapılmasının gerekip gerekmediği tartışmasını, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/1507 K. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #136994

01.10.2011'de yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK, ihtiyati tedbir kararına uymama fiilini yeniden düzenlemiştir. HMK m. 398'e göre, ihtiyati tedbir kararına aykırı davranan kimse, bir aydan altı aya kadar 'disiplin hapsi' ile cezalandırılır. Aynı madde, bu yaptırıma karar verecek görevli mahkemeyi de belirlemiştir: Esas hakkındaki dava açılmışsa, davanın görüldüğü mahkeme; dava henüz açılmamışsa, ihtiyati tedbir kararını veren mahkeme görevlidir. Bu düzenleme, yetkiyi açıkça hukuk mahkemelerine vermektedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu fiil artık ceza mahkemelerinin görev alanından çıkmıştır. 'Disiplin hapsi', bir suç karşılığı verilen klasik bir hapis cezası değil, mahkeme kararlarının etkinliğini sağlamaya yönelik usuli bir yaptırımdır. Bu nedenle, ceza mahkemesinin bu konuda yargılama yapması görevsizlik nedeniyle hukuka aykırıdır ve dosyayı görevli hukuk mahkemesine göndermesi gerekir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html).