Menşei kaçak olan orman emvalinin, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/son maddesi delaletiyle TCK m. 54 uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, 'istirdadı kabil olmak üzere orman idaresine bırakılmasına' karar verilmesi arasındaki hukuki farkı ve bu durumun neden bir bozma sebebi olduğunu açıklayınız (Yargıtay 19. CD, 2016/2370 K. kararı temelinde).

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #136993

Müsadere, suç konusu olan veya suçun işlenmesiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin devlete geçirilmesini sağlayan bir güvenlik tedbiridir (TCK m. 54). 'İstirdadı kabil olmak üzere orman idaresine bırakılması' ise bir müsadereden ziyade, eşyanın mülkiyetinin sahibinde kalmaya devam ettiği ancak geçici olarak idareye teslim edildiği bir 'yedieminlik' veya 'iade' işlemidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, 6831 sayılı Kanun, kaçak orman emvalinin TCK hükümlerine göre müsaderesini emretmektedir. Bu, eşyanın mülkiyetinin kamuya (Devlete) geçirilmesi gerektiği anlamına gelir. Mahkemenin, müsadere yerine 'orman idaresine bırakılması' şeklinde karar vermesi, kanunun amir hükmüne aykırıdır. Bu karar, mülkiyetin durumunu belirsiz bırakır ve güvenlik tedbirinin amacını gerçekleştirmez. Bu nedenle, kanunun emrettiği müsadere kararının verilmemesi, hukuka aykırı olup bir bozma sebebidir. Mahkemenin, hükmü düzelterek onama yoluyla 'müsaderesine' şeklinde değiştirmesi, bu hukuka aykırılığı gidermeye yöneliktir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-259-suc-konusu-olmayan-esyanin-musaderesi.html).