5464 sayılı Kanun m. 12 uyarınca, kredi kartının hukuka aykırı kullanılması durumunda kart hamilinin sorumluluğunun 'bildirimden önceki yirmi dört saat içinde' ve 'yüzelli Türk Lirası ile sınırlı' olmasının şartlarını ve bu sınırın hangi hallerde uygulanmayacağını açıklayınız. Bu düzenlemenin, kart hamili ile kart çıkaran kuruluş arasındaki risk paylaşımını nasıl şekillendirdiğini tartışınız.
5464 sayılı Kanun m. 12, kartın kaybolması veya çalınması gibi durumlarda, kart hamilinin bankaya bildirim yapma yükümlülüğü getirir. Kart hamili, bu bildirimi yaptıktan sonraki hukuka aykırı kullanımlardan sorumlu değildir. Bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan doğan zarardan ise sadece 150 TL ile sınırlı olarak sorumludur. Bu, kanunun tüketiciyi korumak amacıyla getirdiği bir risk sınırlamasıdır. Ancak bu sınırlı sorumluluk mutlak değildir. Eğer hukuka aykırı kullanım, kart hamilinin 'ağır ihmaline veya kastına' dayanıyorsa (örneğin şifresini kartın üzerine yazmak, kartı ve şifresini başkasına vermek) veya kart hamili gerekli bildirimi hiç yapmamışsa, 150 TL'lik sınır uygulanmaz ve kart hamili zararın tamamından sorumlu olur. Bu düzenleme, riski taraflar arasında paylaştırır: Dürüst ve özenli davranan kart hamilini korurken, ağır kusurlu olan veya yükümlülüğünü yerine getirmeyen kart hamilinin sorumluluğunu devam ettirir (kadimhukuk.com.tr/makale/elektronik-ticaret-tuketici-haklari/).