Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi veya ele geçirilmesi fiillerini suç olarak düzenleyen TCK m. 135-138 arasındaki suçların manevi unsurunu (kast/taksir) ve soruşturma usulünü (re'sen/şikayete bağlı) açıklayınız. Metindeki yazarın, kişisel verilerin korunması amacıyla 'taksirle' işlenen fiillerin de cezalandırılması gerektiği yönündeki eleştirisinin hukuki dayanağını ve bu eksikliğin günümüz teknolojik koşullarındaki önemini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #136987

TCK m. 135-138 arasında düzenlenen kişisel verilere ilişkin suçlar, ancak 'kasten' işlenebilen suçlardır. Kanun koyucu, bu suçların taksirli hallerini cezalandıran bir düzenleme yapmamıştır. Ceza hukukunda kusurun asli şekli kast olduğundan ve taksir istisnai olup ancak kanunda açıkça belirtilen hallerde cezalandırılabildiğinden, kişisel verileri korumakla yükümlü bir kişinin dikkatsizlik, tedbirsizlik veya özensizlik sonucu bu verilerin sızmasına veya ele geçirilmesine neden olması mevcut kanuna göre bir suç oluşturmamaktadır. Soruşturma usulü açısından ise, bu suçlar TCK m. 139 gereği şikayete tabi değildir; yani Cumhuriyet savcısı suç şüphesini öğrendiği anda re'sen soruşturma başlatır. Metindeki yazar, bu durumu bir eksiklik olarak görmektedir. Günümüzde büyük miktarda kişisel verinin dijital ortamlarda saklandığı, bu verileri işleyen ve koruyan kurum ve kişilerin bir anlık dikkatsizliğinin milyonlarca insanın özel hayatı için yıkıcı sonuçlar doğurabileceği düşünüldüğünde, bu alanda görevli olanların 'taksirli' sorumluluğunun da düzenlenmesi, kişisel verilerin korunması hakkını daha etkin kılacaktır. Bu eleştiri, hakkın korunması için sadece kasıtlı ihlallerin değil, özen yükümlülüğüne aykırı davranışların da yaptırıma bağlanması gerektiği düşüncesine dayanır (sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-kaydedilmesi).