'İç Güvenlik Paketi' tasarısıyla 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na eklenmesi önerilen ve valiye, 'suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emirler verme' yetkisi tanıyan hükmü, Anayasa m. 9 (Yargı Yetkisi) ve CMK m. 161 (Savcının Görev ve Yetkileri) açısından değerlendiriniz. Bu düzenlemenin, idarenin yargı yetkisine müdahalesi anlamına gelip gelmediğini tartışınız.
Bu önerilen düzenleme, idari bir makam olan valiye, adli soruşturma alanına giren konularda (suçun aydınlatılması, failin bulunması) kolluğa doğrudan emir verme yetkisi tanımaktadır. Bu, Anayasa m. 9'da 'Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır' hükmüyle güvence altına alınan yargı yetkisine ve kuvvetler ayrılığı ilkesine açık bir müdahaledir. CMK m. 160 ve 161'e göre, suç soruşturmasını yürütme, delil toplama ve bu amaçla kolluğa emir verme yetkisi, yargı organının bir parçası olan Cumhuriyet savcısına aittir. Yürütme organının temsilcisi olan valinin, adli bir süreç olan soruşturmaya doğrudan müdahale ederek kolluğa talimat vermesi, savcının otoritesini ve soruşturmanın bağımsızlığını ortadan kaldırır. Bu durum, soruşturmanın siyasi ve idari etkilere açık hale gelmesine, adil yargılanma hakkının zedelenmesine ve hukuk devleti ilkesinin (Anayasa m. 2) ağır bir şekilde ihlal edilmesine yol açar (sen.av.tr/tr/makale/ic-guvenlik-paketi-1-savcinin-yetkisine-mudahale).