Yasama dokunulmazlığının istisnalarından olan 'ağır cezayı gerektiren suçüstü hali'nin (Anayasa m. 83/2), sadece milletvekili seçildikten sonra işlenen suçları mı, yoksa seçimden önceki suçları da kapsayıp kapsamadığını, Anayasa m. 83/2'nin lafzı ve sistematik yorumu çerçevesinde tartışınız. Bu istisnanın seçim öncesini de kapsamasının, dokunulmazlık kurumunun amacıyla ne ölçüde bağdaştığını değerlendiriniz.
Anayasa m. 83/2'nin lafzı ve sistematiği incelendiğinde, 'ağır cezayı gerektiren suçüstü hali' istisnasının hem seçimden önce hem de seçimden sonra işlenen suçları kapsadığı sonucuna varılmalıdır. Maddenin ilk cümlesi 'Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili...' ifadesiyle genel bir çerçeve çizmektedir. İkinci cümlede ise bu genel kuralın istisnaları sayılırken, Anayasa'nın 14. maddesindeki durumlar için 'seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla' şeklinde açık bir zaman sınırlaması getirilmiş, ancak 'ağır cezayı gerektiren suçüstü hali' için böyle bir sınırlama konulmamıştır. Kanun koyucunun bilinçli suskunluğu ve sistematik yorum, bu istisnanın her iki dönemi de kapsadığını gösterir. Aksi takdirde, seçimden hemen önce ağır cezalık bir suçtan suçüstü yakalanan ve yargılaması başlayan bir kişi, milletvekili seçildiğinde yargılaması durmak zorunda kalırdı. Bu durum, dokunulmazlığın amacını (yasama faaliyetini korumak) aşarak, ağır suçlar için bir 'korunma kalkanı' haline gelmesine yol açardı. Bu nedenle, suçüstü halinin her iki dönemi de kapsaması, ceza adaletinin sağlanması açısından daha tutarlı bir yorumdur (sen.av.tr/tr/makale/yasama-dokunulmazligi-hakkinda-bazi-sorunlar).