HMK m. 215'in (eski HUMK m. 299) uygulama alanını, adi bir senedin (örneğin avukatlık ücret sözleşmesi) tarafları dışındaki üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için aranan şartlar açısından açıklayınız. Avukatlık Kanunu m. 165 kapsamında, avukatın vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olan karşı tarafın, avukat ile müvekkili arasındaki adi yazılı ücret sözleşmesiyle bağlı olup olmadığını, bu sözleşmenin HMK m. 215'teki şartları taşımaması halinde sorumluluğun nasıl belirleneceğini Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/1110 K. sayılı kararı ışığında tartışınız.
HMK m. 215/2'ye göre, adi bir senet, üçüncü kişiler hakkında kural olarak tek başına hüküm ifade etmez. Ancak, senedin bir noter veya yetkili memur tarafından onaylanması, resmi bir işleme konu olması, imza edenlerden birinin ölmesi veya imza atmasının fiilen imkansız hale gelmesi gibi durumlarda, bu olayın gerçekleştiği tarihten itibaren üçüncü kişiler hakkında da hüküm ifade eder. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, Avukatlık Kanunu m. 165 gereği, müvekkiliyle sulh yapan karşı taraf, avukatın ücretinden müteselsilen sorumludur. Ancak bu sorumluluk, avukat ile müvekkili arasındaki adi yazılı ücret sözleşmesindeki miktarla sınırlı değildir. Karşı taraf (hasım), bu sözleşmenin tarafı olmadığı için, sözleşme HMK m. 215'teki şartları (noter onayı vb.) taşımadığı sürece sözleşmedeki ücret miktarıyla bağlı tutulamaz. Bu durumda, karşı tarafın sorumluluğu, sözleşme yokmuş gibi, Avukatlık Kanunu m. 164/4'e göre belirlenir. Yani, sulh olunan miktar üzerinden (eğer miktar belli değilse mahkemece tespit edilecek miktar) nispi olarak hesaplanacak akdi vekalet ücretinden sorumlu olur (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-215-belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin-hukum-ifade-etmesi.html).