Bir emniyet personelinin, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Branş Yönetmeliği'nde sayılan şartlardan (örn. verimsizlik, disiplin cezası) biri gerçekleşmeksizin, sadece Yönetmeliğin 10/7. maddesindeki 'idari ve asayişle ilgili zorunlu durum' gerekçesiyle Özel Harekat gibi bir branştan çıkarılması ve genel hizmete aktarılması durumunda, bu işleme karşı açılacak iptal davasında yürütmenin durdurulması (YD) talebinin İYUK m. 27'deki şartlar açısından değerlendirmesini yapınız. 'Açıkça hukuka aykırılık' ve 'telafisi güç ve imkansız zarar' unsurlarının bu tür bir uyuşmazlıkta nasıl oluştuğunu metindeki mahkeme kararları (ör. Ankara 15. İdare Mah. E: 2023/..) ışığında açıklayınız.
İYUK m. 27 uyarınca bir idari işlemin yürütmesinin durdurulabilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1) İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve 2) İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Branştan çıkarma işleminde bu şartlar şu şekilde oluşur: **Açıkça Hukuka Aykırılık:** İdare, Yönetmeliğin 10/7. maddesine dayanmasına rağmen, işlemin sebebi olan 'idari ve asayişle ilgili zorunlu durumu' somut bilgi ve belgelerle ortaya koyamazsa, işlem sebep unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı hale gelir. Metindeki mahkeme kararları da bu yöndedir. **Telafisi Güç ve İmkansız Zarar:** Personelin, uzmanlaştığı, eğitimini aldığı ve kariyerini üzerine kurduğu bir branştan (örn. Özel Harekat) alınarak genel hizmete verilmesi, mesleki itibarını, motivasyonunu ve kariyer gelişimini olumsuz etkiler. Bu durum, sadece maddi bir kayıp değil, aynı zamanda manevi bir yıpranmadır ve işlemin iptali halinde dahi eski durumun tam olarak geri getirilmesi zordur. Bu nedenle mahkemeler, branştan çıkarmanın telafisi güç zarar doğuracağını kabul ederek YD kararı vermektedir (kadimhukuk.com.tr/makale/branstan-cikarma-islemi-iptal-davasi/).