CMK m. 259'un uygulama alanını, 'suç konusu olmayan ve fakat sadece müsadereye tabi bulunan eşya' ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini açıklayarak belirtiniz. Bu tür bir müsadereye karar verme yetkisinin hangi yargı merciine ait olduğunu ve yargılama usulünün (duruşmalı/duruşmasız) nasıl olduğunu belirtiniz. Müsadere talebinin idari yaptırım kararına bağlı olduğu durumlarda, adli ve idari yargı arasındaki görev dağılımı nasıl belirlenmelidir? (Yargıtay 19. CD, 2016/5906 E. kararı ışığında tartışınız.)
CMK m. 259, bir suçun işlenmesinde kullanılmayan veya suçtan elde edilmeyen, ancak kendi başına bulundurulması, taşınması veya satılması yasak (örneğin ruhsatsız silah, uyuşturucu madde olmasa da belirli kimyasallar vb.) ve bu nedenle müsadereye tabi olan eşyalar için uygulanır. Bu tür eşyanın müsaderesine, CMK m. 259/1 uyarınca Sulh Ceza Hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın, evrak üzerinden karar verilir. Ancak, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/5906 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer müsadere talebi bir idari yaptırım kararına (örneğin EPDK'nın bir kararı) bağlı olarak ortaya çıkmışsa ve aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren başka kararlar da verilmişse, İYUK m. 27/8 gereğince müsadereye ilişkin uyuşmazlığın da idari yargı merciinde çözümlenmesi gerekir. Bu durumda Sulh Ceza Hakimliği görevsizlik kararı vermelidir. Dolayısıyla, müsadere talebinin kaynağı (doğrudan bir ceza soruşturması mı yoksa bir idari işleme bağlı mı olduğu) görevli yargı kolunun belirlenmesinde kritik bir rol oynar (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-259-suc-konusu-olmayan-esyanin-musaderesi.html).