Yerel mahkemenin Yargıtay'ın bozma kararına karşı verdiği direnme kararının gerekçesinin kapsamı ne olmalıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına (ör. 09.10.2018 tarihli, 2017/1-238 E. kararı) göre, ilk kararın 'kopyala yapıştır' yöntemiyle tekrar edilmesi neden hukuka aykırı kabul edilmektedir? Direnme gerekçesinin Anayasa m.141 ve CMK m.34, 230 bağlamındaki önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #136958

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, bir karar Yargıtay tarafından bozulmakla tamamen ortadan kalkar ve hukuki varlığını yitirir. Bu nedenle, yerel mahkeme direnme kararı verirken, önceki kararının gerekçesini kopyalayıp yapıştırmakla yetinemez. Anayasa m.141 ve CMK m.34, 230 uyarınca tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunluluğu, direnme kararları için de geçerlidir. Direnme kararının gerekçesi iki temel unsuru içermelidir: 1) İlk hükmün neden hukuka uygun olduğuna dair (değiştirilmemiş) gerekçeler. 2) Yargıtay'ın bozma kararındaki hukuki argümanların neden isabetli olmadığına ve mahkemenin neden bu bozma kararına uymayarak kendi ilk kararında direndiğine dair yeni ve somut bir gerekçe. Sadece ilk kararı tekrar etmek, 'direnme gerekçesi' içermediği için usule aykırıdır. Mahkeme, bozma ilamındaki hangi noktalara katılmadığını ve kendi hukuki değerlendirmesinin neden üstün olduğunu açıkça izah etmelidir. Aksi takdirde, gerekçesiz bir hüküm kurulmuş olur ve bu durum, kararın yeniden bozulmasına neden olur (sen.av.tr/tr/makale/direnme-kararlarinda-izlenecek-usul).