Yargıtay'ın bir kararında, davalı işverenin, işçiye tahsis ettiği aracın GPS kayıtlarını kullanarak işçinin raporlarının gerçeğe aykırı olduğunu tespit etmesi ve sözleşmeyi feshetmesi haklı bulunmuştur. Bu kararı, AİHM'nin Bărbulescu kararı ışığında 'ölçülülük' ve 'şeffaflık' ilkeleri açısından değerlendiriniz.
Yargıtay'ın GPS kayıtlarına dayanarak feshin haklı olduğuna karar vermesi (Yargıtay, 9. HD, E. 2016/17414), işverenin yönetim hakkı ve denetim yetkisini öne çıkarır. Ancak Bărbulescu kararında AİHM'nin vurguladığı 'şeffaflık' ve 'ölçülülük' ilkeleri açısından bu durum tartışmalıdır. Eğer işçi, araca GPS takıldığından ve verilerin hangi amaçla, nasıl izleneceğinden önceden haberdar edilmemişse 'şeffaflık' ilkesi ihlal edilmiş olur. Ayrıca, işverenin denetim amacına, çalışanın özel hayatına daha az müdahale eden başka bir yöntemle (örneğin, müşteri teyitleri) ulaşıp ulaşamayacağı değerlendirilmelidir. Yargıtay kararı doğrudan bu ilkeleri tartışmamış olsa da, modern veri koruma hukuku ve AİHM içtihatları, bu tür denetimlerin ancak şeffaflık ve ölçülülük ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalındığında hukuka uygun olabileceğini göstermektedir. (Kaynak: vonahukuk.com/kisisel-verilerin-mesai-takibi-kapsaminda-degerlendirilmesi/)