Bir menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak kime aittir? Davacı borçlunun, borcun hiç doğmadığını iddia etmesi ile borcun başka bir nedenle (örneğin ödeme) sona erdiğini iddia etmesi arasında ispat yükü açısından nasıl bir fark vardır?
Menfi tespit davasında ispat yükü, ileri sürülen iddiaya göre değişir. Kural olarak, davacı borçlu, alacaklının iddia ettiği hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürüyorsa (sadece inkar ediyorsa), ispat yükü hukuki ilişkinin varlığını iddia eden davalı alacaklıya aittir (TMK m. 6, HMK m. 190). Ancak, davacı borçlu, borç ilişkisinin varlığını kabul edip, bu borcun ödeme, ibra, takas gibi bir nedenle son bulduğunu veya senedin bedelsiz (karşılıksız) olduğunu ileri sürüyorsa, bu olumlu vakıayı iddia eden taraf kendisi olduğu için ispat yükü davacı borçluya düşer. (Yargıtay HGK, E. 2021/445) (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bedelsizlige-dayali-menfi-tespit-davasi/)