Bir işveren, işyerinde hırsızlık yaptığı şüphesiyle bir işçinin sözleşmesini feshetmek istemektedir. Bu durumda işveren, özel bir dedektif aracılığıyla gizli kamera kaydı alarak delil toplayabilir mi? AİHM'in Köpke/Almanya kararında bu duruma ilişkin hangi kriterler değerlendirilmiştir?
AİHM'in Köpke/Almanya kararında, bu tür bir gizli kamera kaydı, belirli şartlar altında orantılı bir müdahale olarak kabul edilmiş ve hak ihlali bulunmamıştır. AİHM'in bu sonuca varırken değerlendirdiği kriterler şunlardır: 1. **Meşru Amaç ve Güçlü Şüphe:** İşverenin, mülkiyet hakkını korumak için haklı bir amacı ve hırsızlık konusunda ciddi, somut şüpheleri olmalıdır. 2. **Müdahalenin Sınırlılığı:** İzlemenin, sadece şüphenin yoğunlaştığı alanı (kararda kasa etrafı) ve kişileri kapsaması, tüm işyerini ve tüm çalışanları sürekli izlememesi gerekir. 3. **Süre:** İzlemenin, şüpheyi aydınlatmak için gerekli olan makul bir süreyle (kararda iki hafta) sınırlı olması gerekir. 4. **Verilerin Kullanımı:** Elde edilen verilerin, sadece fesih işlemi ve ilgili yargılama sürecinde, sınırlı sayıda kişi tarafından görülerek kullanılması, kamuoyuna ifşa edilmemesi gerekir. Bu şartlar altında, işverenin menfaati ile işçinin özel hayat hakkı arasında adil bir denge kurulduğu ve müdahalenin ölçülü olduğu kabul edilebilir. Ancak bu, işverenin sınırsız bir gözetleme hakkı olduğu anlamına gelmez. (vonahukuk.com/kisisel-verilerin-mesai-takibi-kapsaminda-degerlendirilmesi/)