Bir noter, imza onayı yaptığı bir sözleşmenin taraflarından birinin ehliyetsiz (örneğin, akıl hastası) olduğunu fark etmesine rağmen işlemi yaparsa, bu durumun hukuki sonuçları ne olur?
Bu durumda noter, ağır bir şekilde sorumlu olur. Noterlik Kanunu m. 72, notere, 'iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tamamen öğrenme' yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülük, tarafların işlem yapma ehliyetine sahip olup olmadıklarını kontrol etmeyi de kapsar. Eğer noter, bir tarafın fiil ehliyetine sahip olmadığını açıkça görmesine veya makul bir şüphe duymasına rağmen (örneğin, kişinin davranışları veya vesayet altında olduğuna dair bir bilgi) işlemi yaparsa, görevini kasten veya ağır ihmalle kötüye kullanmış olur. Bu durum, hem Noterlik Kanunu m. 162 uyarınca hukuki sorumluluğunu (tazminat sorumluluğu) doğurur, hem de şartları varsa TCK'daki görevi kötüye kullanma suçu (TCK m. 257) kapsamında cezai sorumluluğuna yol açabilir. (zulkufarslan.av.tr/noterin-hukuki-sorumlulugu/)