CMK m. 139 uyarınca 'gizli soruşturmacı' görevlendirilebilmesi için aranan 'suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması' şartı, uyuşturucu ticareti suçlarında nasıl bir soruna yol açmıştır ve bu sorun hangi kanun değişikliği ile aşılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135619

CMK m. 139, ilk halinde, gizli soruşturmacı görevlendirilmesini sadece 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen' suçlar için mümkün kılıyordu. Bu durum, uyuşturucu ticareti suçlarının büyük bir kısmı bireysel veya basit iştirak halinde işlendiği için, bu suçlarda gizli soruşturmacı kullanılmasına engel oluyordu. Bu, uyuşturucuyla mücadelede önemli bir eksiklik yaratıyordu. Bu sorunu aşmak için, 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun ile CMK m. 139'a eklenen 4. fıkra ile bir istisna getirilmiştir. Bu fıkraya göre, 'Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188)... suçları... hakkında da bu madde hükümleri uygulanabilir.' Bu değişiklik sayesinde, artık uyuşturucu ticareti suçlarında, bir örgüt olmasa dahi gizli soruşturmacı görevlendirilebilmektedir. Ancak, Yargıtay kararlarında (örneğin Yargıtay 10. CD E:2019/6933) bu durumun, CMK m. 140'taki teknik izleme için ayrıca karar alınması gerekliliğini ortadan kaldırmadığı vurgulanmaktadır. (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-140-madde-cmk/)