CMK m. 140 kapsamında yapılan teknik izleme sırasında, sanık ve tanıkların kendi aralarında yaptıkları ve suçla ilgili olan konuşmaların ses kaydı alınmıştır. Bu ses kayıtları, duruşmada tek başına delil olarak kullanılabilir mi, yoksa başka bir işleme tabi tutulması gerekir mi?
Bu ses kayıtları, tek başına delil olarak kullanılmadan önce bir dizi işleme tabi tutulmalıdır. CMK'nın genel ilkeleri ve Yargıtay uygulamasına göre: 1. **Çözümünün Yaptırılması:** Öncelikle, bu ses kayıtlarının denetime olanak sağlayacak şekilde, uzman bir bilirkişi tarafından yazıya dökülerek 'çözüm tutanağı' haline getirilmesi gerekir. 2. **Taraflara Okunması ve Diyeceklerinin Sorulması:** Hazırlanan bu çözüm tutanakları, duruşmada sanığa ve müdafiine okunmalı ve bu kayıtlardaki konuşmaların kendilerine ait olup olmadığı, beyanlarının doğru aktarılıp aktarılmadığı ve bu konudaki diyecekleri sorulmalıdır. Bu, 'yüz yüzelik' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin bir gereğidir. 3. **Diğer Delillerle Birlikte Değerlendirilmesi:** Bu ses kayıtları ve çözüm tutanakları, tek başına mahkumiyet için yeterli görülmeyebilir. Mahkeme, bu delilleri, dosyadaki diğer tüm delillerle (tanık beyanları, fiziki takip tutanakları, maddi deliller vb.) birlikte bir bütün olarak değerlendirerek vicdani kanaatine ulaşmalıdır. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi E:2015/107070, K:2017/1366) (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-140-madde-cmk/)