Bir sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı olduğu konusunda tereddüt yaşanması halinde, hangi ilke gereği hangi suçtan hüküm kurulmalıdır?
Bu durumda, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi devreye girer. Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki ayrım, failin kastının (manevi unsurun) neye yönelik olduğunun tespitine bağlıdır. Eğer toplanan deliller (atış mesafesi, kullanılan silah, yaranın yeri, tanık beyanları vb.) failin öldürme kastıyla hareket ettiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde, kesin olarak ispatlamaya yetmiyorsa, sanığın daha lehine olan suç tipinden hüküm kurulması gerekir. Kasten yaralama suçu, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna göre daha lehe (daha az ceza gerektiren) bir düzenlemedir. Bu nedenle, öldürme kastı kesin olarak ispatlanamayan durumlarda, mahkeme şüpheyi sanık lehine yorumlayarak eylemin 'kasten yaralama' suçunu oluşturduğuna karar vermelidir. (zulkufarslan.av.tr/nitelikli-kasten-oldurme-sucuna-tesebbus/)