İştirak nafakasının miktarı belirlenirken, nafaka yükümlüsü olan ebeveynin 'asgari geçimine giren miktara' dokunulmaması ne anlama gelir?
Bu ilke, nafaka yükümlüsünün, nafaka ödedikten sonra kendisinin yoksulluğa düşmemesi ve temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir gelire sahip olmaya devam etmesi gerektiğini ifade eder. Hâkim, iştirak nafakasının miktarını belirlerken, bir yanda çocuğun yaşı, eğitimi, sağlığı gibi ihtiyaçlarını ve diğer yanda nafaka yükümlüsü ebeveynin gelirini, malvarlığını ve ödeme gücünü dikkate alır. Bu dengeyi kurarken, yükümlü ebeveynin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin (varsa) asgari geçim standartlarını (barınma, gıda, ulaşım vb.) tehlikeye atacak bir miktarda nafakaya hükmedemez. Nafaka borcu, kişinin kendisini ve ailesini geçindirme yükümlülüğünün önüne geçmemelidir. (kadimhukuk.com.tr/makale/nafaka-davalari-sartlari-turleri/)