Boşanma davasında, tarafların çocuk için ödenecek iştirak nafakası konusunda anlaşmış olmaları ve bunu bir protokole bağlamış olmaları, bu anlaşmanın doğrudan geçerli olması için yeterli midir?
Hayır, yeterli değildir. İştirak nafakası, doğrudan çocuğun üstün yararını koruyan ve kamu düzenini ilgilendiren bir konudur. Bu nedenle, tarafların bu konuda kendi aralarında yaptıkları bir anlaşma, tek başına hukuki bir sonuç doğurmaz. Anlaşmanın geçerli olabilmesi için, mutlaka 'hâkimin onayı' gereklidir (TMK m. 184/5). Hâkim, tarafların anlaşmasının çocuğun yaşı, ihtiyaçları, yaşam standardı ve tarafların mali durumuyla uyumlu olup olmadığını, yani çocuğun menfaatine uygun olup olmadığını denetler. Eğer hâkim, anlaşmayı çocuğun aleyhine veya yetersiz bulursa, anlaşmayı onaylamayabilir ve kendisi daha uygun bir nafaka miktarı belirleyebilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/nafaka-davalari-sartlari-turleri/)