Bir noter, düzenlediği bir ibraname ile araç üzerindeki rehni kaldırmış, ancak bu işlemde sahtecilik yapıldığı ortaya çıkmıştır. Noterin bu işlemdeki sorumluluğu, haksız eylemin asıl failleri olan (sahteciliği yapan) üçüncü kişilerin yakalanıp cezalandırılmasına veya bu kişilerin ödeme gücüne sahip olup olmamasına bağlı mıdır?
Hayır, bağlı değildir. YHGK'nın E: 2017/994 sayılı kararında da belirtildiği gibi, noterin sorumluluğu, sahteciliği yapan üçüncü kişilerin sorumluluğundan bağımsızdır. Noterin hatalı eylemi ile zararın meydana gelmesi (rehin hakkının kaybı) arasında uygun illiyet bağı kurulduğu anda, noterin sorumluluğu doğar. Bu sorumluluk, müteselsil sorumluluk ilkeleri çerçevesinde, diğer sorumluların (asıl faillerin) durumuyla ilişkilendirilmez. Yani, zarar gören davacı, haksız fiilin asıl faillerine karşı dava açmak veya onların ödeme aczinde olduğunu ispatlamak zorunda değildir. Müteselsil sorumluluk gereği, zarar gören, dilerse zararının tamamını doğrudan noterden talep etme hakkına sahiptir. Noter, tazminatı ödedikten sonra, kusurları oranında diğer sorumlulara (asıl faillere) rücu edebilir. (zulkufarslan.av.tr/noterin-hukuki-sorumlulugu/)