İştirak nafakasına (TMK m. 182) ilişkin hükümlerin 'kamu düzenine' ilişkin olmasının pratik sonuçları nelerdir?
İştirak nafakasına ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin olmasının önemli pratik sonuçları vardır: 1. **Re'sen Karar Verme Zorunluluğu:** Hâkim, taraflardan bir talep olmasa bile, boşanma veya ayrılık kararı verirken çocuğun iştirak nafakası hakkında kendiliğinden (re'sen) karar vermek zorundadır. Bu, çocuğun üstün yararının korunması amacını taşır. 2. **Feragatin Geçersizliği:** Tarafların, aralarında yapacakları bir anlaşmayla iştirak nafakasından tamamen veya kısmen feragat etmeleri, tek başına geçerli değildir. Böyle bir anlaşmanın geçerli olabilmesi için, mutlaka 'hâkimin onayı' şarttır. Hâkim, anlaşmanın çocuğun menfaatlerine aykırı olup olmadığını denetler ve uygun bulmazsa onaylamaz. 3. **Mahkeme Dışı Sulhün Geçersizliği:** Taraflar, mahkeme kararıyla belirlenmiş bir iştirak nafakası konusunda, mahkeme dışında kendi aralarında sulh olarak nafakayı kaldıramaz veya azaltamazlar. Nafaka miktarındaki her türlü değişiklik yine mahkeme kararıyla yapılmalıdır. Bu kurallar, çocuğun bakım ve eğitiminin güvence altına alınmasını ve ebeveynlerin keyfi anlaşmalarıyla çocuğun mağdur edilmesini önlemeyi amaçlar. (kadimhukuk.com.tr/makale/nafaka-davalari-sartlari-turleri/)