Bir bononun, taraflar arasındaki sözleşme gereği 'teminat' amacıyla verildiği, ancak alacaklının bu senedi icra takibine koyduğu bir durumda, borçlunun açacağı menfi tespit davasında ispat yükü kime aittir ve neyi ispatlamalıdır?
Bu durumda ispat yükü, senedin teminat amacıyla verildiğini iddia eden davacı borçluya aittir. Kambiyo senetleri kural olarak kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içerir ve mücerrettir. Senedin 'teminat senedi' olduğu iddiası, senedin bu mücerretlik vasfına karşı ileri sürülen bir iddiadır ve bu iddiayı ileri süren taraf, bunu ispatla yükümlüdür. Davacı borçlu, bu iddiasını kural olarak yazılı delille ispatlamalıdır. Taraflar arasında senedin teminat olarak verildiğine dair ayrı bir 'teminat sözleşmesi' veya protokol varsa, bu en güçlü delildir. Böyle bir yazılı delil yoksa, HMK'daki delil kuralları çerçevesinde, yazılı delil başlangıcı sayılabilen bir belge (örneğin, mail, mesaj) varsa, bu iddia tanıkla da ispatlanabilir. İspat edildiği takdirde, alacaklı teminat şartı (asıl borcun muaccel olması gibi) gerçekleşmeden senedi takibe koyamayacağı için takip iptal edilir. (zulkufarslan.av.tr/bedelsizlige-dayali-menfi-tespit-davasi/)