Müsadere, TCK'da bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir. Bu durumun, 'aleyhe bozma yasağı' ilkesinin uygulanmasındaki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135490

Müsaderenin bir güvenlik tedbiri olması, aleyhe bozma yasağının uygulanmasında önemli bir etkiye sahiptir. CMK m. 307/4'te düzenlenen 'aleyhe bozma yasağı', sanığın tek başına temyiz ettiği bir mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilemeyeceğini belirtir. Bu yasak, 'cezalar' için geçerlidir. Yargıtay, müsadereyi bir ceza değil, bir güvenlik tedbiri olarak kabul ettiği için, aleyhe bozma yasağının müsadereyi kapsamadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, sadece sanığın temyiz ettiği bir kararın bozulmasından sonra, ilk hükümde unutulmuş veya yanlış uygulanmış olan bir müsadereye, yeni hükümde karar verilmesi veya kapsamının genişletilmesi, aleyhe bozma yasağının ihlali olarak kabul edilmez. (ayboga.av.tr/musadere-nedir-sartlari-itiraz/)