Bir noter, hatalı işlemiyle bir zarara sebep olmuştur. Ancak aynı zararın oluşmasında, işlemi denetlemesi gereken bir idari birimin (örneğin Trafik Tescil Müdürlüğü) de kusuru bulunmaktadır. Bu durumda, idari birimin kusuru, noterin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı, yoksa azaltır mı? 'İlliyet bağının kesilmesi' ve 'ortak illiyet' kavramları açısından açıklayınız.
Bu durumda idari birimin kusuru, noterin sorumluluğunu kural olarak ortadan kaldırmaz, ancak birlikte (ortak) sorumluluk durumu yaratabilir. YHGK E: 2017/994 sayılı kararında bu konu tartışılmıştır. Noterin sorumluluğunun ortadan kalkması için, üçüncü kişinin (idari birim) kusurunun 'ağır' olması ve zararla noterin eylemi arasındaki 'uygun illiyet bağını tamamen kesmesi' gerekir. Ancak somut olayda, noterliğin bir güven kurumu olması ve düzenlediği belgelere duyulan güvenin fazla olması nedeniyle, idari birimin bu belgeye güvenerek işlem yapması doğal karşılanmıştır. Bu nedenle, idarenin kusuru illiyet bağını kesecek ağırlıkta görülmemiştir. Bu durumda, zararlı sonucun ortaya çıkmasında hem noterin hatalı işlemi hem de idarenin denetim eksikliği etkili olduğu için 'ortak (birlikte) illiyet' söz konusudur. Ortak illiyet halinde, zarara sebep olanlar TBK m. 61 uyarınca 'müteselsilen' sorumlu olurlar. Zarar gören, dilerse zararının tamamını noterden, dilerse idareden (idari yargıda açacağı dava ile) isteyebilir. (zulkufarslan.av.tr/noterin-hukuki-sorumlulugu/)