Boşanma davası devam ederken, eş ve ergin olmayan çocuk lehine hükmedilen 'tedbir nafakası'nın hukuki dayanağı nedir? Bu nafakanın, boşanma kararı kesinleştikten sonra dönüşeceği 'yoksulluk' ve 'iştirak' nafakasından temel farkları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135422

Dava sırasındaki tedbir nafakasının hukuki dayanağı TMK m. 169'dur. Bu madde, 'Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır' hükmünü içerir. Tedbir nafakasının, karar kesinleştikten sonraki yoksulluk ve iştirak nafakasından temel farkları şunlardır: 1. **Hukuki Nitelik:** Tedbir nafakası, adından da anlaşılacağı gibi, dava süresince geçerli olan bir 'geçici önlem'dir. Yoksulluk ve iştirak nafakası ise boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin 'nihai' ve kalıcı nitelikte hükümlerdir. 2. **Talep ve Re'sen Karar:** Tedbir nafakasına, tarafların talebi olmasa bile hâkim 're'sen' (kendiliğinden) karar vermek zorundadır. Yoksulluk nafakası için ise mutlaka talep gerekir. İştirak nafakası da kamu düzeninden sayıldığı için hâkim tarafından re'sen karara bağlanır. 3. **Kusur Değerlendirmesi:** Tedbir nafakasına hükmedilirken tarafların kusur durumuna bakılmaz. Amaç, dava süresince tarafların ve çocuğun geçimini sağlamaktır. Yoksulluk nafakasında ise talep eden tarafın diğerinden daha ağır kusurlu olmaması şartı aranır. İştirak nafakasında ise kusurun hiçbir önemi yoktur. 4. **Sona Erme:** Tedbir nafakası, boşanma davasının reddedilmesi veya kabul edilerek kararın kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Yoksulluk ve iştirak nafakası ise kendi özel sona erme sebepleri (evlenme, erginlik vb.) gerçekleşene kadar devam eder. (kadimhukuk.com.tr/makale/nafaka-davalari-sartlari-turleri/)