TCK m. 184 (imar kirliliğine neden olma) suçunda, sanığın ruhsatsız binayı yıkarak veya yıktırarak etkin pişmanlıktan yararlanması, bu fiil nedeniyle belediyenin uğradığı yıkım masraflarını ödememesine rağmen mümkün müdür? YCGK'nın bu konudaki yaklaşımını, 'pişmanlığın iradiliği' ilkesi açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135349

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (E: 2017/684, K: 2018/479) kararına göre, sanığın etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için belediyenin yıkım masraflarını ödemesi 'şarttır'. Etkin pişmanlık, failin suçtan sonraki iradi ve aktif bir davranışıyla, işlediği haksızlığın sonuçlarını gidermesini gerektirir. Ruhsatsız yapının idare tarafından, yani sanığın iradesi dışında yıkılması, tek başına bir pişmanlık göstergesi değildir. YCGK'ya göre, sanığın pişmanlık iradesini göstermesi için, idarenin yıkım işlemine karşı çıkmamasının yanı sıra, bu işlem nedeniyle kamunun katlandığı mali külfeti de (yıkım masraflarını) 'gönüllü olarak' karşılaması gerekir. Masrafları ödemeyen bir sanığın, sadece idarenin eyleminden faydalanarak cezasız kalması, etkin pişmanlık kurumunun ruhuna aykırıdır. Bu nedenle, yıkım masraflarının ödenmesi, pişmanlığın samimiyetini ve iradiliğini gösteren tamamlayıcı bir unsur olarak kabul edilir ve bu olmadan TCK m. 184/5 uygulanamaz. (zulkufarslan.av.tr/ruhsatsiz-yapinin-yikim-masraflari/)