AİHM'in López Ribalda/İspanya kararında, bir marketteki hırsızlık şüphesi üzerine işverenin gizli kameralarla çalışanları izlemesi, AİHS m. 8'de güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlali olarak görülmüş müdür? Büyük Daire'nin bu sonuca varırken değerlendirdiği kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135330

Hayır, AİHM Büyük Daire, nihai kararında bir hak ihlali olmadığına hükmetmiştir. İlk Daire ihlal kararı vermiş olsa da, Büyük Daire bu kararı değiştirmiştir. Büyük Daire'nin ihlal olmadığı sonucuna varırken değerlendirdiği kriterler şunlardır: 1. **Meşru Amaç:** İşverenin, önemli boyuttaki hırsızlık şüpheleri nedeniyle mülkiyet hakkını korumak için meşru bir amacı vardı. 2. **İzlemenin Kapsamı ve Süresi:** İzleme, sadece hırsızlığın gerçekleştiği kasa alanı gibi kamuya açık alanları kapsamış ve sınırlı bir süre (birkaç hafta) devam etmiştir. 3. **Ölçülülük ve Daha Az Müdahaleci Araçlar:** Hırsızlığın birden fazla çalışan tarafından organize bir şekilde yapıldığı şüphesi, daha az müdahaleci yöntemlerin yetersiz kalacağını göstermiştir. Bu nedenle gizli kamera kullanımı ölçülü kabul edilmiştir. 4. **Bilgilendirme Eksikliği:** Çalışanların görünür kameralar hakkında bilgilendirilmiş olması ve gizli izlemenin meşru şüpheye dayanması, önceden bilgilendirme yapılmamasını haklı kılmıştır. 5. **Verilerin Kullanımı:** Elde edilen veriler, sadece işten çıkarma ve ilgili yargılama sürecinde kullanılmış, kamuoyuna ifşa edilmemiştir. Bu kriterler ışığında Mahkeme, işverenin menfaati ile çalışanların özel hayat hakkı arasında adil bir denge kurulduğuna ve müdahalenin orantılı olduğuna karar vermiştir. (vonahukuk.com/kisisel-verilerin-mesai-takibi-kapsaminda-degerlendirilmesi/)