Müsaderenin hukuki niteliği bir 'ceza' mıdır, yoksa bir 'güvenlik tedbiri' midir? Bu ayrımın, kusuru olmayan bir failin (örneğin akıl hastalığı nedeniyle) işlediği bir fiilde kullanılan eşyanın müsaderesi açısından ne gibi sonuçları olur?
5237 sayılı TCK'ya göre müsadere, bir 'güvenlik tedbiri'dir, ceza değildir. Bu ayrım, TCK'nın sistematiğinde müsaderenin 'Yaptırımlar' kitabının 'Güvenlik Tedbirleri' bölümünde (m. 54, 55) düzenlenmesiyle netleşmiştir. Bu hukuki nitelendirmenin önemli sonuçları vardır. Ceza, ancak kusurlu bir faile verilebilir. Güvenlik tedbirleri ise, failin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, fiilin yarattığı tehlikelilik durumunu ortadan kaldırmak amacıyla uygulanır. Dolayısıyla, akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmayan bir kişinin işlediği bir suçta kullandığı silah, TCK m. 32 uyarınca faile ceza verilemese dahi, kamu güvenliği açısından tehlikeli olduğu için TCK m. 54 uyarınca müsadere edilebilir. Eğer müsadere bir ceza olsaydı, kusuru olmayan faile ait eşyanın müsaderesi mümkün olmazdı. Bu durum, müsaderenin temel amacının cezalandırmak değil, tehlikeyi önlemek olduğunu göstermektedir. (ayboga.av.tr/musadere-nedir-sartlari-itiraz/)