Boşanma davası açmak, HMK m. 74 kapsamında 'kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili' bir dava mıdır? Bir avukatın, genel dava vekaletnamesi ile müvekkili adına boşanma davası açması durumunda, bu davanın akıbeti ne olur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin (2023/7736 E., 2024/4907 K.) kararı ışığında açıklayınız.
Evet, boşanma davası açmak ve takip etmek, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. HMK m. 74/1'in son cümlesi, 'hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez' hükmünü içerir. Bu nedenle, bir avukatın müvekkili adına boşanma davası açabilmesi için vekaletnamesinde 'boşanma davası açmaya' şeklinde açık ve özel bir yetkinin bulunması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, genel vekaletname ile açılan boşanma davası, usulüne uygun açılmış bir dava değildir. Bu durum, giderilebilir bir dava şartı eksikliğidir. Mahkeme, davacı vekiline bu özel yetkiyi içeren bir vekaletname sunması için kesin süre verir. Eğer bu eksiklik süresi içinde giderilirse davaya devam edilir. Kararda olduğu gibi, davacının vefatı gibi bir nedenle bu eksikliğin giderilmesi imkansız hale gelirse, dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. (or.av.tr/davaya-vekalette-ozel-yetki%cc%87-veri%cc%87lmesi%cc%87-gereken-haller-hmk-m-74/)