Noterin hatalı işlemi sonucu araç üzerindeki rehin kaldırılmış ve araç üçüncü kişilere satılmıştır. Rehin borçlusu henüz borcunu ödememiştir. Bu durumda, rehin alacaklısı olan davacının, rehin borçlusuna karşı alacak davası açma imkanı varken, doğrudan notere karşı tazminat davası açması mümkün müdür? YHGK E: 2017/994 kararında 'zararın doğması' ve 'müteselsil sorumluluk' ilkeleri nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135282

Evet, doğrudan notere karşı tazminat davası açması mümkündür. Direnme kararında mahkeme, 'davacının alacağını genel yollardan tahsili imkânı bulunduğu için sırf ipoteğin kaldırılmasından dolayı somut bir zararı bulunmadığı' gerekçesini öne sürmüştür. Ancak Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu bu görüşü kabul etmemiştir. Zarar, rehnin sağladığı teminatın hukuka aykırı bir şekilde ortadan kaldırılmasıyla doğmuştur. Alacağın tahsil imkanının teminatsız kalması, başlı başına bir zarardır. Noterin kusurlu eylemi ile trafik tescil biriminin denetim eksikliği, zararın doğumunda 'ortak (birlikte) illiyet' oluşturur. Bu durumda TBK m. 61 uyarınca müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Müteselsil sorumlulukta alacaklı (zarar gören), dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnızca birinden zararın tamamının tazminini isteyebilir (TBK m. 163/1). Bu nedenle, davacının öncelikle rehin borçlusuna başvurma zorunluluğu yoktur; doğrudan noterin sorumluluğuna gidebilir. (zulkufarslan.av.tr/noterin-hukuki-sorumlulugu/)