Bir noter, sahte bir kimlikle kendisine başvuran ve kendisini rehin alacaklısı olarak tanıtan bir kişinin beyanına dayanarak, aracın gerçek rehin alacaklısının kim olduğunu teyit etmeden rehin kaldırma ibranamesi düzenlemiştir. Bu işlem bir 'onaylama' işlemi midir, yoksa 'düzenleme' işlemi midir? YHGK E: 2017/994 sayılı kararında bu ayrımın noterin sorumluluğuna etkisini nasıl değerlendirmiştir?
YHGK E: 2017/994 sayılı kararına göre bu işlem, bir 'düzenleme' işlemidir. Noterlik Kanunu'na göre 'onaylama' işlemi, noterlik dışında hazırlanmış bir belgedeki imzanın tasdikinden ibarettir ve noter içeriğe karışmaz. 'Düzenleme' işlemi ise, noterin bizzat tutanak tanzim ederek ilgilinin beyanını kayda geçirmesidir. Somut olayda noter, ilgilinin beyanını bir tutanakla kayıt altına alarak ibranameyi düzenlemiştir. İlgili, beyanında Bucak Noterliği'nin başka bir işlemine (rehin sözleşmesine) dayanmıştır. Noterlik Kanunu'nun 88. maddesine göre, düzenleme işleminde bir belgeye dayanılıyorsa, o belgenin tutanağa eklenmesi zorunludur. Noter, dayanak olan rehin sözleşmesini isteseydi, gerçek alacaklının davacı şirket olduğunu kolayca görecekti. Bu işlemi yapmayarak özen yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Eğer işlem sadece bir imza onayı olsaydı, noterin sorumluluğu daha sınırlı olacaktı. Ancak düzenleme şeklinde yapılması, notere içeriği kontrol etme ve dayanak belgeleri isteme yükümlülüğü getirmiştir. Bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, sorumluluğunun temelini oluşturmuştur. (zulkufarslan.av.tr/noterin-hukuki-sorumlulugu/)