5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesine 674 sayılı KHK ile eklenen 2. fıkranın, aynı kanunun 47. maddesi ve Anayasa'nın 127. maddesi ile olan uyumsuzluğu, özellikle 'terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları' tanımı açısından ne gibi sorunlar yaratmaktadır? Görevle ilgili suç ve terör suçunun iç içe geçtiği durumlarda hangi maddenin uygulanacağı belirsiz midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135223

Evet, belirsizdir. 5393 sayılı Kanun'un sistematiği içinde bu ekleme ciddi uyumsuzluklar yaratmıştır: 1. **Suç Tanımındaki Farklılık:** Kanunun 47. maddesi 'görevi ile ilgili suçlar'dan bahsederken, 45/2. fıkrası 'terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları'ndan bahsetmektedir. Bir belediye başkanının, göreviyle ilgili bir suçu (örneğin ihaleye fesat karıştırma) bir terör örgütünün faaliyeti kapsamında işlemesi halinde, hangi maddeye göre işlem yapılacağı net değildir. 2. **Yetki Belirsizliği:** M. 47, görevle ilgili suçlarda görevden uzaklaştırma yetkisinin İçişleri Bakanı'nda olduğunu açıkça belirtir. Ancak m. 45/2, terör suçları nedeniyle uzaklaştırmada kimin yetkili olduğunu belirtmez, sadece uzaklaştırılanın yerine kimin görevlendirme yapacağını (İçişleri Bakanı veya vali) düzenler. Bu durum, terör suçu nedeniyle uzaklaştırma yetkisinin kimde olduğu konusunda bir yasal boşluk yaratmaktadır. 3. **Kapsam Belirsizliği:** M. 45/2'deki 'terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları' ifadesinin, sadece 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'ndaki suçları mı, yoksa örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen diğer suçları da mı kapsadığı açık değildir. Bu belirsizlikler, 'kanunilik' ilkesi açısından ciddi sorunlar teşkil etmektedir. Metinde de belirtildiği gibi, bu hükümlerin yorum yoluyla genişletilmesi yerine, Anayasa ve kanunlarda açık düzenlemeler yapılması hukuki güvenlik açısından daha isabetli olurdu. (sen.av.tr/.../belediye-baskaninin-teror-iddiasi...)