Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin bir karara dayanılarak, CMK m. 140 uyarınca ayrıca bir 'teknik araçlarla izleme' kararı alınmadan, sanığın faaliyetlerinin sesli ve görüntülü olarak kaydedilmesi hukuka uygun mudur? Bu yolla elde edilen delillerin akıbeti ne olur? (Yargıtay 10. Ceza Dairesi E:2019/6933, K:2021/10269)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #135221

Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin E:2019/6933, K:2021/10269 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi (CMK m. 139) ve teknik araçlarla izleme (CMK m. 140) iki ayrı ve farklı koşullara tabi koruma tedbiridir. Birinin varlığı, diğerinin uygulanması için otomatik bir yetki vermez. Gizli soruşturmacının faaliyeti sırasında ses veya görüntü kaydı alınması, teknik araçlarla izleme niteliğindedir ve bunun için CMK m. 140'ta öngörülen şartların (katalog suç, hâkim kararı vb.) ayrıca gerçekleşmesi ve bu yönde ayrı bir karar alınması zorunludur. Aksi takdirde, yani sadece gizli soruşturmacı kararına dayanılarak yapılan ses ve görüntü kayıtları, 'hukuka aykırı delil' niteliği taşır. CMK m. 217 uyarınca, hukuka aykırı deliller hükme esas alınamaz. Dolayısıyla, bu yolla elde edilen delillerin yargılamada kullanılması mümkün değildir ve mahkeme kararını bu delillere dayandıramaz. (kadimhukuk.com.tr/.../ceza-muhakemesi-kanunu-140-madde-cmk/)