Anayasa Mahkemesi'nin, 2006'da avukatlık sınavını kaldıran kanun hükmünü iptal ederken kullandığı 'kamu yararı' ve Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine dayanan gerekçeleri nelerdir? Yasa koyucunun takdir yetkisinin sınırlarını bu karar özelinde tartışınız.
Anayasa Mahkemesi, 2006'da avukatlık sınavını kaldıran kanunu iptal ederken, yasa koyucunun takdir yetkisinin sınırsız olmadığını ve Anayasa'ya bağlı olduğunu vurgulamıştır. Kararın temel gerekçeleri şunlardır: 1. **Anayasa m. 2 (Hukuk Devleti):** Hukuk devletinin, yasaların kamu yararına, genel, objektif ve adil olmasını gerektirdiği belirtilmiştir. Mahkeme, sınavın getirilmesindeki kamu yararının (savunmanın kalitesini artırma, adaletin daha iyi tecellisi) sınavın kaldırıldığı tarihte de geçerliliğini koruduğunu, hatta hukuk fakültelerinin sayısının artmasıyla bu ihtiyacın daha da önemli hale geldiğini saptamıştır. Kamu yararı ortadan kalkmadan sınavın kaldırılmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır. 2. **Anayasa m. 36 (Adil Yargılanma Hakkı):** Savunmanın, yargının vazgeçilmez bir öğesi olduğu ve adil yargılanma hakkının etkin bir savunma ile sağlanabileceği vurgulanmıştır. Avukatlık mesleğinin bu önemi nedeniyle mesleğe girişte yetkinliği ölçecek bir sınav gibi seçme ve eleme usullerinin, adil yargılanma hakkının bir gereği olduğu ifade edilmiştir. Sınavın kaldırılmasının, bu hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Bu kararla AYM, yasa koyucunun bir düzenlemeyi kaldırırken dahi, o düzenlemenin getirilmesindeki kamu yararını ve anayasal ilkeleri gözetmesi gerektiğini, aksi takdirde bu yasama tasarrufunun da Anayasa'ya aykırı olabileceğini ortaya koymuştur. (kadimhukuk.com.tr/.../hukuk-mesleklerine-giris-sinavi-avukatlik/)