Bir işverenin, işçilerin mesai takibini yapmak amacıyla parmak izi veya yüz tanıma gibi biyometrik veri işleme sistemleri kullanması, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve 'ölçülülük ilkesi' açısından hukuka uygun mudur? Danıştay ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun görüşleri doğrultusunda tartışınız.
Bu uygulama, kural olarak hukuka uygun değildir. KVKK'nın 6. maddesine göre biyometrik veriler 'özel nitelikli kişisel veri'dir ve işlenmesi için kural olarak ilgili kişinin 'açık rızası' gerekir. Ancak işçi-işveren ilişkisinin doğası gereği, işçinin 'özgür iradesiyle' rıza verdiğini kabul etmek zordur. Kişisel Verileri Koruma Kurumu da, işçinin rıza vermemesinin olumsuz bir sonuca yol açacağı durumlarda rızanın geçersiz olacağını belirtmektedir. Ayrıca, bu uygulama 'ölçülülük ilkesi' açısından da sorunludur. Danıştay 5. H.D. (10.12.2013, E. 2013/5342) kararında, mesai takibi için kartlı geçiş veya imza gibi daha az müdahaleci yöntemler varken, temel bir hak olan özel hayatın gizliliğine daha yoğun bir müdahale teşkil eden biyometrik veri toplamanın ölçülü olmadığına hükmetmiştir. İşverenin işyeri güvenliği veya devam kontrolü menfaati ile işçinin temel hakları arasında bir denge kurulduğunda, bu tür sistemlerin kullanılması için çok daha istisnai ve zorunlu bir gerekçe olması gerekir. (vonahukuk.com/kisisel-verilerin-mesai-takibi-kapsaminda-degerlendirilmesi/)