Sanık, maktulün sağ bacak uyluk iç kısmına tek bir bıçak darbesi vurarak ölümüne neden olmuştur. Olaydan sonra maktulün kanamasını durdurmaya çalışmış ve yardım istemiştir. Bu durum, sanığın kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun tespitinde nasıl bir rol oynar?
Bu durum, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığına, yaralamaya yönelik olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/1-209 E. sayılı kararında, sanığın eylemine devam etmesine bir engel olmamasına rağmen kendiliğinden son vermesi ve yaralanan maktulü kurtarmak için aktif çaba harcaması, 'olaydan sonraki davranışları' kriteri çerçevesinde değerlendirilmiş ve öldürme kastının bulunmadığı sonucuna varılmasında önemli bir etken olarak kabul edilmiştir. Bu tür davranışlar, failin ölüm neticesini istemediğini, yaralama kastıyla hareket ettiğini gösterir ve eylemin TCK m. 87/4 (kasten yaralama sonucu ölüm) kapsamında değerlendirilmesine yol açar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-224-karar-ve-hukumlerde-gerekli-oy-sayisi.html)