6216 sayılı Kanun m. 59/1-ç, Anayasa Mahkemesi üyelerinin daha önce 'hakim, savcı, hakem sıfatıyla bakmış' olduğu işlere katılamayacağını düzenlerken, 'avukat' sıfatıyla baktığı işler için bir yasak öngörmemiştir. Bu durum, hakimin tarafsızlığı ilkesi açısından bir eksiklik olarak değerlendirilebilir mi? Tartışınız.
Evet, bu bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. 'Hakimin tarafsızlığı' ilkesi, hem objektif (dış görünüş) hem de sübjektif (içsel) tarafsızlığı kapsar. Bir avukat, mesleği gereği müvekkilinin hukuki yararlarını savunmakla yükümlüdür ve davanın bir tarafı konumundadır. Daha önce bir davanın avukatı olarak görev yapmış bir kişinin, aynı davanın sonraki bir aşamasında (örneğin bireysel başvuru) hakim olarak yer alması, en azından 'objektif tarafsızlık' ve 'tarafsız görünüm' ilkesini zedeleyebilir. Kişinin daha önce savunduğu pozisyonun aksine karar vermesi beklenemeyeceği gibi, bu durum dışarıdan bakıldığında adil yargılamaya olan güveni sarsabilir. Metinde yazar, avukatlıkla ilgili yasak öngörülmemesinin tarafsızlığı zedeleyen bir hal olduğu ve bu durumdaki bir üyenin re'sen çekilmesi gerektiği görüşünü savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakimlik-ve-savcilik-yapanin-aym-uyeliginde-dosya-bakma-siniri)