Bir boşanma davasında, davacı-karşı davalı kadın hem özel boşanma sebeplerine (zina, pek kötü muamele) hem de genel boşanma sebebine (evlilik birliğinin sarsılması) dayanmıştır. Mahkeme, sadece evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma kararı verip, diğer özel sebeplere ilişkin talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurmazsa, bu durum usul hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur?
Bu durum, usul hukukuna aykırıdır ve bir bozma nedenidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/255 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, davacının dava dilekçesinde dayandığı tüm hukuki sebepler hakkında mahkemenin bir değerlendirme yapması ve hüküm fıkrasında bu taleplerle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerekir. Mahkemenin, dayanılan özel boşanma sebeplerini (zina, pek kötü muamele) hiç tartışmadan veya kararda değinmeden, sadece genel sebepten boşanma kararı vermesi, 'taleple bağlılık ilkesi'nin ihlali ve eksik hüküm niteliğindedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/bosanma-davasi-yargitay-kararlari.html)