Kardeşler arasında miras malı üzerindeki bir anlaşmazlık sırasında çıkan kavgada, sanık kardeşin diğerine yönelik hakaret ve mala zarar verme eylemlerinde 'haksız tahrik' (TCK m. 29) hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilirken, tanık beyanları arasındaki çelişkiler nasıl çözülmelidir? Özellikle tarafların yakınlarının tanıklığına nasıl bir değer atfedilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133886

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/9-594 E. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Mahkeme, tanık beyanlarını CMK m. 217 uyarınca serbestçe takdir eder. Tarafların yakın akrabası (kızı, eşi vb.) olmaları, tanıklıklarını tek başına değersiz kılmaz; ancak beyanlarını değerlendirirken duygusal davranma ihtimalleri göz önünde bulundurulur. Beyanlar arasındaki çelişkileri çözerken, mahkeme; olayın hemen ardından verilen beyanlara, taraflarla husumeti veya yakınlığı bulunmayan bağımsız tanıkların anlatımlarına ve olayın oluşuna ilişkin diğer somut delillere (kolluk tutanağı, kamera kaydı vb.) üstünlük tanımalıdır. Örnek kararda Yargıtay, tarafsız komşu tanığın beyanını, tarafların kızlarının çelişkili beyanlarına tercih ederek, sanık lehine haksız tahrik veya karşılıklı hakaret koşullarının oluşmadığı sonucuna varmıştır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kardese-karsi-mala-zarar-verme-sucu/)