Bir boşanma davasında, her iki tarafın da birbirine hakaret ettiği ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, yani karşılıklı ve denk ağırlıkta kusurlu davranışların olduğu bir durumda, tarafların kusur durumu nasıl nitelendirilir ve bu durumun boşanma kararı üzerindeki etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133882

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/2614 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Her iki tarafın da denk ağırlıkta (sadakatsizlik, fiziksel şiddet, ağır hakaret gibi) kusurlu davranışlarının olması halinde, tarafların 'eşit kusurlu' oldukları kabul edilir. Bir tarafın diğerinden daha ağır kusurlu olduğunu söylemek mümkün değilse, kusur derecesi eşittir. Bu durumda dahi, evlilik birliği temelinden sarsıldığı için boşanma kararı verilebilir. Yani bir tarafın ağır kusurlu bulunması boşanma için zorunlu bir şart değildir; eşit kusur halinde de ortak hayat çekilmez hale gelmişse, tarafların boşanmalarına karar verilir. Ancak bu tespit, tazminat ve yoksulluk nafakası gibi fer'i talepleri doğrudan etkiler ve genellikle bu taleplerin reddine yol açar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuku/bosanma-davasi-yargitay-kararlari.html)