5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35. maddesi, nüfus kütüklerindeki din bilgisinin kişinin 'yazılı beyanına' uygun olarak değiştirilebileceğini veya silinebileceğini düzenlemiştir. Bu 'yazılı beyan' zorunluluğu, İHAM tarafından neden İHAS m.9 (din ve vicdan özgürlüğü) açısından sorunlu bulunmuştur?
İHAM, bu 'yazılı beyan' zorunluluğunu, kişiyi inançları (veya inançsızlığı) hakkında bir açıklama yapmaya zorladığı için sorunlu bulmuştur. Din ve vicdan özgürlüğünün negatif boyutu, kişinin bu konudaki düşüncelerini açıklamama ve sessiz kalma hakkını da içerir. Bir kişinin, dini inancını nüfus kaydından sildirmek veya değiştirmek için devlete yazılı bir başvuruda bulunmak zorunda kalması, onu özel alanında kalması gereken bir konuda iradesi dışında bir beyanda bulunmaya mecbur bırakır. Bu durum, kişinin inancına (veya inançsızlığına) ilişkin bir 'fişleme' veya kayıt tutma anlamına gelir ve potansiyel ayrımcılık riskleri taşır. İHAM'a göre ideal olan, devletin bu tür bir bilgiyi hiç kaydetmemesidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/nufus-cuzdaninda-din-hanesinin-bulunma-zorunlulugu)