CMK m.299/1'deki değişiklikle Yargıtay'a tanınan takdir yetkisi, sanığın 'mahkemeye erişim hakkı'nı ihlal eder nitelikte midir? Bu yöndeki bir iddiaya karşı hangi argümanlar ileri sürülebilir?
Bu yöndeki bir iddiaya karşı, temyiz incelemesinin doğası gereği bir 'hukukilik denetimi' olduğu ve ilk derece yargılaması gibi delillerin doğrudan değerlendirildiği bir aşama olmadığı argümanı ileri sürülebilir. Sanığın ve müdafiinin temyiz ve cevap dilekçeleriyle yazılı olarak tüm iddia ve savunmalarını sunma imkanına sahip olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesine karşı beyanda bulunabildiği, bu nedenle 'mahkemeye erişim hakkı'nın özünün zedelenmediği savunulabilir. Hak arama hürriyeti, her aşamada mutlaka sözlü yargılama yapılmasını gerektirmez. Ancak bu argümana karşı da, özellikle ağır cezalarda sözlü savunmanın, yazılı savunmayı tamamlayıcı ve ikna ediciliği artırıcı önemli bir hak olduğu, bu hakkın tamamen ortadan kaldırılmasının adil yargılanma hakkını zayıflattığı ileri sürülecektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/temyizde-durusmasiz-inceleme-sorunu)