İHAM, bir devletin dini konulardaki tutumunu değerlendirirken, o devletin 'çoğulculuğun nihai garantörü' olması gerektiğini belirtmiştir. Bu ifade ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, demokratik bir devlette, farklı dini, felsefi ve siyasi görüşlerin bir arada, barış içinde yaşamasının temel güvencesinin devlet olduğu anlamına gelir. Devletin görevi, bu görüşlerden birini diğerine üstün tutmak veya birini diğeri adına yorumlamak değil, hepsinin ifade ve yaşanma özgürlüğünü korumak ve birbirlerine hoşgörü göstermelerini sağlamaktır. Devlet, bu çoğulcu yapıyı koruyan tarafsız bir hakem ve düzenleyici rolünü üstlenmelidir. (Sofianopoulos ve Diğerleri–Yunanistan Kararı). (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/nufus-cuzdaninda-din-hanesinin-bulunma-zorunlulugu)