5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndaki değişiklikle kişilere din hanesini boş bırakma imkanı tanınmıştır. İHAM, bu değişikliğe rağmen ihlalin devam ettiğini belirtirken, bu durumun bireyler arasında nasıl bir ayrımcılığa yol açtığını vurgulamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133510

İHAM, din hanesinin boş bırakılmasının, bu kişileri nüfus cüzdanında dini inancı yazılı olan kişilerden ayırt edici bir duruma soktuğunu belirtmiştir. Bu durum, din hanesi boş olan kişinin kendi iradesi dışında ve özellikle kamu görevlilerinin müdahale riski altında farklı bir muameleye tabi tutulma potansiyeli yaratır. Kişinin inançsız olduğu veya inancını beyan etmek istemeyen 'farklı' bir birey olarak etiketlenmesine yol açabilir. Bu potansiyel ayrımcılık riski, din ve vicdan özgürlüğünün ihlalinin devam ettiği sonucuna varılmasının temel nedenlerinden biridir. (Sinan Işık/Türkiye Kararı). (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/nufus-cuzdaninda-din-hanesinin-bulunma-zorunlulugu)