Taksirle öldürme suçundan yargılanan sanık hakkında verilen beraat kararında, mahkeme gerekçe olarak sadece 'bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu raporu içeriği dikkate alındığında sanığın kusursuz olduğu anlaşıldığından...' şeklinde bir ifade kullanmıştır. Bu gerekçe, 'gerekçeli karar hakkı' açısından yeterli midir?
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/95 E., 2018/3658 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, gerekçenin hükmün dayanaklarını akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklaması gerekir. Sadece bilirkişi raporlarına atıf yapmak yeterli değildir. Mahkemenin, bu raporları neden hükme esas aldığını, raporlardaki hangi tespitlerin sonuca etkili olduğunu, tarafların rapora yönelik itirazlarını (varsa) neden kabul etmediğini, olayın oluş şeklini kendi tahliliyle birlikte açıklaması gerekir. Aksi takdirde, mahkeme kendi değerlendirmesini yapmak yerine karar verme yetkisini bilirkişiye devretmiş gibi bir sonuç ortaya çıkar ki bu durum 'gerekçeli karar hakkı'nın ihlalidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-278-sucu-bildirmeme-sucu.html'deki karar metni)