Anayasa Mahkemesi'nin Kayseri'deki kooperatiflere ilişkin kanunu iptal etme kararında, kanunun sadece bir ile özgü olmasının 'eşitlik' ilkesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Peki, kanun koyucu ülke genelindeki 'tüm' etaplı yapı kooperatiflerinde tapusunu alan ortaklar için benzer bir borç affı düzenlemesi yapsaydı, bu durum anayasaya uygun olur muydu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133394

Bu durumda 'coğrafi ayrımcılık' ve 'eşitlik ilkesi' ihlali iddiası ortadan kalkardı. Ancak düzenleme, bu kez de 'sözleşme özgürlüğü' (Anayasa m.48) ve 'mülkiyet hakkı' (Anayasa m.35) açısından anayasallık denetimine tabi tutulabilirdi. Zira böyle bir düzenleme, tapusunu henüz almamış diğer ortakların ve kooperatif tüzel kişiliğinin, sözleşmeden doğan alacak haklarını ve dolayısıyla mülkiyet haklarını ihlal edebilir. Kanun koyucunun, kooperatifin tasfiyesi tamamlanmadan ve tüm borçlar belirlenmeden, ortakların bir kısmının yükümlülüklerini tek taraflı olarak sona erdirmesi, diğer ortaklara ve kooperatifin alacaklılarına haksız bir külfet yükleyebilir. Bu durum, 'kamu yararı' ile bireylerin 'sözleşme ve mülkiyet hakları' arasında kurulması gereken 'ölçülülük' ilkesine aykırı bulunabilirdi. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kayseriye-ozel-kooperatif-duzenlemesi/)