Boşanma davalarında kusur tespiti yapılırken, tanıkların davacı veya davalının yakın akrabası (anne, baba, kardeş vb.) olması, bu tanıkların beyanlarının değerini düşürür mü? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #133386

Yargıtay'a göre, tanığın taraflardan birinin yakını olması, tek başına beyanını değersiz kılmaz. Boşanma davaları, doğası gereği aile içi mahremiyeti ilgilendiren olayları konu alır ve bu olaylara en yakın tanıklar genellikle aile üyeleridir. Bu nedenle, yakın akrabaların tanıklığına kural olarak itibar edilir. Ancak, mahkemenin bu beyanları diğer delillerle birlikte ve hayatın olağan akışına uygunluk açısından dikkatle değerlendirmesi gerekir. Eğer beyanlar samimi, tutarlı, somut olaylara dayanıyor ve aksine ciddi, inandırıcı başka bir delil bulunmuyorsa, bu tanıklıklar hükme esas alınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/130 E., 2024/147 K. sayılı kararında da, tarafların anne ve babalarının tanıklıklarına itibar edilerek kusur tespiti yapılmıştır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bosanmada-esit-kusur/)