Bir kişinin, nüfus cüzdanındaki din hanesinin boş bırakılmasını talep etmesi, İHAM tarafından neden 'dine karşı olumsuz bir tutumun ifşası' olarak değerlendirilmiştir? Bu durum, din ve vicdan özgürlüğünün hangi yönüyle ilgilidir?
Bu durum, din ve vicdan özgürlüğünün 'negatif' yönüyle, yani kişinin inançlarını açıklamama ve ifşa etmeme hakkıyla ilgilidir. İHAM, Folgero-Norveç kararında da benzer bir mantık yürütmüştür. Devletin, bireylere dini inançlarını kaydettirme seçeneği sunması ve bu seçeneği kullanmayanlar için 'boş bırakma' imkanı tanıması, kişiyi yine de bir tercih yapmaya zorlar. Din hanesini boş bıraktırmak için resmi bir talepte bulunma eyleminin kendisi, kişinin ya bir dine inanmadığı ya da en azından dini kimliğinin resmi kayıtlarda yer almasını istemediği yönünde bir beyandır. İHAM'a göre bu durum, kişinin özel kalması gereken vicdani alanına bir müdahale ve dolaylı bir ifşa zorunluluğudur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/nufus-cuzdaninda-din-hanesinin-bulunma-zorunlulugu)